Warning: session_start() [function.session-start]: Cannot send session cookie - headers already sent by (output started at /home/sohbet/public_html/configuration.php:1) in /home/sohbet/public_html/libraries/joomla/session/session.php on line 423

Warning: session_start() [function.session-start]: Cannot send session cache limiter - headers already sent (output started at /home/sohbet/public_html/configuration.php:1) in /home/sohbet/public_html/libraries/joomla/session/session.php on line 423

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/sohbet/public_html/configuration.php:1) in /home/sohbet/public_html/libraries/joomla/session/session.php on line 426
Sitemize Hoşgeldiniz...

             Hesabınız yok mu?
Open login

News image

Onlar ve Biz

Onlar ve biz. Obamalar'ı alkışlayanlar ve Obamalar'a meydan okuyanlar. Bugün temel saflaşma budur. Bu saflaşma, dünya çapındaki emperyalizm ...

Devamını Oku
News image

Dönüş

Sağlıkta dönüşüm... Eğitimde dönüşüm... Tarımda dönüşüm... Kentsel dönüşüm... Biz bu aralar dönüştük, bir dönüştük!.. Sağlıkta dönüşüm dediklerinde, vatandaş b...

Devamını Oku

Devrimci Yayınlar

Son Sözler (Devrimci Yol Savun

News image

Devrimciler Her Zaman Haklıydı. Ama, 12 Eylül‘de bir kere daha haklı olanlar, işçiler, köylüler, ülkemizin ve halkımızın çıkarlarını savunanlar kaybetti; emperyalizmin ve sömürücülerin çıkarlarını savunanlar, hayali i... Devamını Oku

Ahmet Arif - Otuzüç Kurşun

Otuzüç Kurşun 1.   Bu dağ Mengene dağıdır Tanyeri atanda Van'da Bu dağ Nemrut yavrusudur Tanyeri atanda Nemruda karşı Bir yanın çığ tutar, Kafkas ufkudur Bir yanın seccade Acem mülküdür Doruklarda buzulların salkı... Devamını Oku

KESK'e yapılan baskına ilişkin

News image

KESK'e yapılan baskına ilişkin KESK MYK'sının yaptığı açıklama:Açıklamaya geçmeden önce bizce olayın özü şudur.Özgürlük ve Özgür olma hakkın elinden alınmak isteden hürriyet sevdalısı ve emekçi insanlar sindirilmek bak k... Devamını Oku

Makaleler

Pablo Neruda

Federico Garcia Lorca'ya Yanık Şiir  Allak bullak ederken, Atardamarlarını, Dişlerini, gırtlağını, Parmaklarını; Vay ne şirindin, Kahrolurdum ben Kahrolurdum ben Kızıl göller için: Güz ortasında bir şahbaz at Ve kan... Devamını Oku

Marmara Bölgesi GençMuhalefet

News image

Muhalefet durmak nedir bilmiyor mitingler,gösteriler birbiri ardına sıralanırken ülke sorunlarına sessiz kalmayacaklarını ve bu ülkede herkesin hem fikir olmadığını tek partinin tek fikir anlamına gelmediğini,eğer öyleym... Devamını Oku

Dev-Genç Mitingi

News image

ANKARA30 MAYIS CUMARTESİSİNCAN ÖDP İLÇE BİNASISAAT:14:001 HAZİRAN PAZARTESİ 12:30 ÖDP ANKARA İL BİNASI BULAŞMA13:30 SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ‘NDE ANMAİSTANBUL1 HAZİRAN PAZARTESİ17:00 Maltepe‘de Cevahir‘in vurulduğu... Devamını Oku

Karl Heinrich Marx
Pazar, 31 Mayıs 2009 11:57   

Karl Marx Devrim tarihinin BabasıKarl Heinrich Marx (okunuşu: Karl Haynrih Marks) (5 Mayıs 1818 Trier - 14 Mart 1883 Londra) 19.yy'da yaşamış filozof, politik ekonomist ve devrimci. Komünizmin kuramsal kurucusudur. Birçok politik ve sosyal konuda fikri olmakla beraber, en çok Komünist Manifesto'nun (1848) giriş cümlesinde özetlediği tarih analiziyle tanınır: "Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf savaşımları tarihidir."[1] Marx, bütün eski sosyoekonomik sistemlerde olduğu gibi kapitalizmin de kendini yok etmeye yol açacak içsel dinamikler yaratacağına inanırdı. Nasıl ki kapitalizm eskimiş feodalizmin yerini aldıysa, sınıfsız bir toplum olan komünizm de "devletin proletaryanın devrimci diktatörlüğünden başka bir şey olmadığı" siyasal geçiş sürecinden sonra onun yerini alacaktır.[2]

Marx, sosyoekonomik değişimlere belirli bir tarihsel zorunluluk perspektifinden bakardı. Kapitalizm, yapısal durumunun dinamiği ve çatışması sonucu yerini komünizme kesin olarak bırakacaktır:

 « Modern sanayiin gelişmesi, burjuvazinin ayaklarının altından bizzat ürünleri ona dayanarak ürettiği ve mülk edindiği temeli çeker alır. Şu halde, burjuvazinin ürettiği, her şeyden önce, kendi mezar kazıcılarıdır. Kendisinin devrilmesi ve proletaryanın zaferi aynı ölçüde kaçınılmazdır. »
 
(Komünist Manifesto [3])

Öte yandan Marx, bu değişimin organize bir devrimci hareketle geleceğini söylerdi. Bu değişim, ancak uluslararası işçi sınıfının birleşik hareketiyle meydana gelir: "Bize göre komünizm, ne yaratılması gereken bir durum, ne de gerçeğin ona uydurulmak zorunda olacağı bir ülküdür. Biz, bugünkü duruma son verecek gerçek harekete komünizm diyoruz. Bu hareketin koşulları, şu anda varolan öncüllerden doğarlar." (- Alman İdeolojisi)

Marx yaşadığı dönemde dünya çapında ünlü bir isim sayılmasa da, ölümünden kısa bir süre sonra düşünceleri dünya işçi hareketine yön vermiştir. Marksist Bolşeviklerin Rusya'da Ekim Devrimi'ni gerçekleştirmesi bunun en büyük örneğidir. 20.yy'da dünyada Marksist düşüncenin uğramadığı ülke sayısı oldukça azdır. Marksizm, akademik ve politik çevrelerde en çok tartışılmış konudur.

 
İtiraf Ediyoruz
Pazartesi, 15 Haziran 2009 14:13   

İTİRAF EDİYORUZ!

Savcılar, yargıçlar, bizi mahkum etmeye çalışan egemen sınıflar!

Rahatlayın!..

Evet, biz suçların en büyüğünü işledik!..

Ülkemizin her yanını işgal ettiler, her metrekaresini üsleri, tankları, topları, nükleer bombaları ve füzeleriyle donattılar.

Onları biz çağırmadık!..

İTİRAF EDİYORUZ: Emperyalistleri, ayak izlerine kadar ülkemizden silmek için, bağımsızlık şiarını haykırma suçunu işledik!

''Kemer sıkma'' diye diye, halkımızın boğazına IMF zincirini doladılar.

IMF ile masaya biz oturmadık. İpotek anlaşmalarına biz imza atmadık!

İTİRAF EDİYORUZ: Beşikteki bebekten evdeki emekliye kadar, halkımızın kanını kene gibi emenlerin korkulu rüyası olma suçunu işledik!

Coplarıyla, süngüleriyle, zindanları ve yasalarıyla faşizm, halkımızın üzerinde terör estirdi.

Bu faşist devleti biz kurmadık.

İTİRAF EDİYORUZ: Faşist devleti yıkıp, her türlü güzelliğin boy vereceği, devrimci halk iktidarını kurmak için savaşmak suçunu işledik!

Ülkemizin sokakları, fabrikaları, köyleri, okulları işgal edildi.

Maraş'ta hamile kadınları ağaçlara çivileyen, çocukları katledenler biz değildik!

İTİRAF EDİYORUZ: Halkı canından, evinde, yurdundan, okulundan eden CIA uşaklarını, sermayenin faşist sürülerini cezalandırma suçunu işledik!

Açlar ordusunu, işsizler ordusunu biz yaratmadık. İntiharı, fuhuşu, uyuşturucuyu biz yaymadık. Rüşveti, yolsuzluğu, ahlaksızlığı erdem sayan biz değildik!

İTİRAF EDİYORUZ: Çürümenin, yozlaşmanın, kokuşmanın karşısında olma, emeği en yüce değer sayma suçunu işledik.

Bir gece vakti halkımızın şafağı karartıldı. İnsanlarımız kan uykularından çığlık çığlığa uyandırıldı.

Bir anda insanlar sokaklardan toplanırken, emirlerini yağdıran beş Yankee işbirlikçisi biz değildik

İTİRAF EDİYORUZ: Biz halkız, sırtımıza saplanan 12 Eylül hançerine karşı direnme suçunu işledik!

Ellerinde manyetoları, falaka sopaları, askılarıyla geldiler.

Adsız insan kanlarıyla dolu işkence yuvalarını biz yaratmadık!

İTİRAF EDİYORUZ: Ana karnındaki bebekten ak sakallı dedelere kadar elektrik verenlerden hesap sorma suçunu işledik!

İŞTE SUÇLARIMIZ!..

TÜM DÜNYAYA İLAN EDİYORUZ Kİ: BU SUÇLARI İŞLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ!..

 
Sagopa Kajmer'de Feto Hocanın Cemiyetine Katılmış!!!!
Pazar, 14 Haziran 2009 18:54   
sagopa kajmeran ateşten gömlekTürkiye'de iyi bir trend sağlayan Ceza ve Sagopa ikilisinden Sagopa Kajmeran, Fethullah Gülen hoca'nın cemiyetine katıldığını resmen açıklamış bulunmakta hoca nelere kadir görüyorsunuz gençliğin idollerini tek tek satın alıyor. Güzel bir strateji kendi davası için, Türkiye için ise tam bir kabus ve kaosun belirme zamanları geldiğinin habercisi ortalık karışacak evet buna emin olabilirsiniz ortalık fena karışacak az kaldı güç ve kudret kavgalarının bu kadar artması ve emekcilerin etkilenmesi herkesin bi tarafı seçmeye zorlanması insanları açlık ile ıslah etme politikaları vakti geldiğinde bu emekçi insanlardan gerekli tokatı yiyecektir.Sistem kurucuları halen şunu anlamadılar bu kurduklarınız kurmak istedikleriniz ve kuracağınız tüm sistemler insansız bir hiç ve siz insan faktörünü göz ardı ettiğiniz ve küçümsediğiniz sürecede tokat yemeye mahkumsunuz dün geldiğin elinizde patlayacak o sistemler YAŞASIN HALKLARIN BİRLİĞİ YAŞASIN SOSYAL YAŞAM!!!!
 
Karl Marks ve Marksizm
Pazartesi, 15 Haziran 2009 09:45   

Sözümüze  Karl Marks ın bir söü ilebaşlayalım.....

Zenginlik bir kutupta birikirken,yoksulluk,kölelik,cahillik,yabancılaşma ve manevi yozlaşmada öteki kutupta yani kendi ürününü sermaye biçiminde üreten sınıfın bulunduğu tarafta birikir. K. Marks

Marks'ın Hayatı:

Karl Marx (1818-1883), 1840larin devrimci kusagindandir. Berlin Üniversitesinde felsefe okudugu yillarda dönemin ögrenci hareketinde egemen olan Hegelci tarih felsefesini benimsedi (1836). Hegel (ölm. 1831), ayni üniversitede felsefe professörüydü.

Yani Marks ve Engels baslangiçta bir Hegelci idiler. Onlarin Hegelcilikten sosyalizme geçisi bir süreci aldi: Hegelcilik-Genç Hegelcilik (Bruno Bauercilik ve L. Feuerbachçilik)-Sosyalizm.

Hegelciler, 1836da biri sag, digeri sol iki kanada bölündüler. Bölünmenin ekseninde dine ve mesruiyetini dinden alan monarsiye karsi tavir sorunu vardi.

Marx, basini Bruno Bauerin çektigi sol kanada (Genç Hegelciler) taraf oldu. Onun ilk politik faaliyeti ateizme ve cumhuriyetçilige egilim gösteren bu hareketle birlikte baslar.

Engels (1820-1895) de ayni hareketle iliskiliydi.

1840larin basinda Genç Hegelcilerin en önde gelen teorisyeni Hegelin idealizmini, dini ve mutlakiyeti elestiren ve hümanizmi savunan Ludwig Feuerbachti. Felsefe ögrenimini tamamlayan ve kendisini felsefe tarihini arastirmaya veren K. Marx da bu siralarda Feuerbachla birlikteydi (1842). Feuerbachin materyalizmini Hegeln diyalektigi ile birlestirmeyi deniyordu.

1842�de Genç Hegelciler, Alman burjuvazisinin monarsi karsiti anayasaci (liberal) kanadiyla birlikte Köln�de Ren Gazetesini çikardilar. Bu gazeteye katkida bulunanlardan biri de Karl Marxti. Çok geçmeden onu gazetenin editörü olarak görüyoruz. Çesitli konularda basmakaleler yazan Marx, bu dönemde Hegel felsefesinin güncel olaylari açiklamakta ise yaramadigini fark eder.

Ren Gazetesinde yazan ve yazilari en çok yanki uyandiranlardan biri de Fransadaki sosyalist ve komünist fikirleri Almanyaya tanitmaya çalisan ve bir süre sonra Alman Sosyalizmi (Hakiki Sosyalizm) adi verilen hareketi kuracak olan Moses Hessti. Engelsi komünizme kazanan oydu.

Marx ve Engels, Fransadaki sosyalist ve komünist fikirlerle ilk kez Komünist Rabbi diye adlandirilan M. Hess araciligiyla ve bu dönemde tanistilar (1842). Hess, Almanyada Genç Hegelcilikten kopup komünizmi benimseyen ilk kisiydi. Hegel felsefesini ve Feuerbachin hümanizmini o tarihte bir Fransiz kavrami olan sinif mücadelesi fikriyle birlestirmeyi deniyordu.

1843te Ren Gazetesi yasaklandi.

Bu tarihten sonra Genç Hegelcilerin yollari ayrildi. Bruno Bauer ve arkadaslari radikal teorik tutumlarina ragmen politik faaliyetten uzak durdular. Moses Hess, K. Marx, F. Engels ve Arnold Ruge ise, elestiri silahini silahlarin elestirisine dönüstürmenin, baska deyisle teorik müdahaleden (elestiriden) pratik faaliyete geçmenin yollarini arastirdilar.

Fransaya yerlesen Marx, bu yillarda Fransiz siyaset teorisini (Fransiz sosyalizmini) ve burjuva toplumunu tahlil eden Ingiliz iktisatçilarini inceledi (1843-45). Marxin kapitalist toplumun karsitliklarinin çözüm yolu olarak sinif mücadelesi fikrine ve komünizme egilim göstermesi bu döneme rastlar. Moses Hess ve A. Ruge ile birlikte Pariste Fransiz-Alman Yilliklari� adli bir dergi çikartir (1844). Ilk kez bu dergidedir ki, proletaryadan sözeder ve proletarya ayaklanmasi için çagrida bulunur. Ama bu dergi bir süre sonra Ruge ve Marx arasindaki anlasmazliklar nedeniyle yayinina son verir.

1845ten itibaren Marx ve Engels, Hegelci tarih felsefesinden kopmaya basladilar. Bu kopusun ilk isareti 1845te ortaklasa kaleme aldiklari �Kutsal Aile: Bruno Bauer ve Hempalarina karsi baslikli eserleridir. Marx ve Engels�in ilk ortak eserleri olan bu kitap Genç Hegelci Bruna Bauer ve arkadaslarina karsi kaleme alinmis bir polemikti.

Fransa (Paris)dan kovulan Marx, çalismalarina Brükselde devam etti. Brüksel yillari (1845-47), ilk kez 1842de Kölndeki Ren Gazetesinde karsilasmis olan Marxla Engels arasinda yasam boyu sürecek bir isbirligini baslatti. Bu tarihten sonra ikisi birlikte yogun bir ortak çalismaya girdiler. Ekonomi-politik konusunda daha fazla arastirma yapmak üzere birlikte Ingiltereye seyahat ettiler.

 

 
Ahmet Arif - Otuzüç Kurşun
Perşembe, 11 Haziran 2009 11:49   

Otuzüç Kurşun

1.

 

Bu dağ Mengene dağıdır

Tanyeri atanda Van'da

Bu dağ Nemrut yavrusudur

Tanyeri atanda Nemruda karşı

Bir yanın çığ tutar, Kafkas ufkudur

Bir yanın seccade Acem mülküdür

Doruklarda buzulların salkımı

Firari güvercinler su başlarında

Ve karaca sürüsü,

Keklik takımı...

 

Yiğitlik inkar gelinmez

Tek'e - tek doğüşte yenilmediler

Bin yıllardan bu yana, bura uşağı

Gel haberi nerden verek

Turna sürüsü değil bu

Gökte yıldız burcu değil

Otuzüç kurşunlu yürek

Otuzüç kan pınarı

Akmaz,

Göl olmuş bu dağda...

 

2.

 

Yokuşun dibinden bir tavşan kalktı

Sırtı alacakır

Karnı sütbeyaz

Garip, ikicanlı, bir dağ tavşanı

Yüreği ağzında öyle zavallı

Tövbeye getirir insanı

Tenhaydı, tenhaydı vakitler

Kusursuz, çırılçıplak bir şafaktı

 

Baktı otuzüçten biri

Karnında açlığın ağır boşluğu

Saç, sakal bir karış

Yakasında bit,

Baktı kolları vurulu,

Cehennem yürekli bir yiğit,

Bir garip tavşana,

Bir gerilere.

 

Düştü nazlı filintası aklına,

Yastığı altında küsmüş,

Düştü, Harran ovasından getirdiği tay

Perçemi mavi boncuklu,

Alnında akıtma

Üç topuğu ak,

Eşkini hovarda, kıvrak,

Doru, seglavi kısrağı.

Nasıl uçmuşlardı Hozat önünde!

 

Şimdi, böyle çaresiz ve bağlı,

Böyle arkasında bir soğuk namlu

Bulunmayaydı,

Sığınabilirdi yüceltilere...

Bu dağlar, kardeş dağlar, kadrini bilir,

Evvel Allah bu eller utandırmaz adamı,

Yanan cıgaranın külünü,

Güneşlerde çatal kıvılcımlanan

Engereğin dilini,

Ilk atımda uçuran

Usta elleri...

 

Bu gözler, bir kere bile faka basmadı

Çığ bekleyen boğazların kıyametini

Karlı, yumuşacık hıyanetini

Uçurumların,

Önceden bilen gözleri...

Çaresiz

Vurulacaktı,

Buyruk kesindi,

Gayrı gözlerini kör sürüngenler

Yüreğini leş kuşları yesindi...

 

3.

 

Vurulmuşum

Dağların kuytuluk bir boğazında

Vakitlerden bir sabah namazında

Yatarım

Kanlı, upuzun...

 

Vurulmuşum

Düşüm, gecelerden kara

Bir hayra yoranım çıkmaz

Canım alırlar ecelsiz

Sığdıramam kitaplara

Şifre buyurmuş bir paşa

Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız

 

Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz

Rivayet sanılır belki

Gül memeler değil

Domdom kurşunu

Paramparça ağzımdaki...

 

 

4.

 

Ölüm buyruğunu uyguladılar,

Mavi dağ dumanını

ve uyur-uyanık seher yelini

Kanlara buladılar.

Sonra oracıkta tüfek çattılar

Koynumuzu usul-usul yoklayıp

Aradılar.

Didik-didik ettiler

Kirmanşah dokuması al kuşağımı

Tespihimi, tabakamı alıp gittiler

Hepsi de armağandı Acemelinden...

 

Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyız

Karşıyaka köyleri, obalarıyla

Kız alıp vermişiz yüzyıllar boyu,

Komşuyuz yaka yakaya

Birbirine karışır tavuklarımız

Bilmezlikten değil,

Fıkaralıktan

Pasaporta ısınmamış içimiz

Budur katlimize sebep suçumuz,

Gayrı eşkiyaya çıkar adımız

Kaçakçıya

Soyguncuya

Hayına...

 

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz

Rivayet sanılır belki

Gül memeler değil

Domdom kurşunu

Paramparça ağzımdaki...

 

5.

 

Vurun ulan,

Vurun,

Ben kolay ölmem.

Ocakta küllenmiş közüm,

Karnımda sözüm var

Haldan bilene.

Babam gözlerini verdi Urfa önünde

Üç de kardaşını

Üç nazlı selvi,

Ömrüne doymamış üç dağ parçası.

Burçlardan, tepelerden, minarelerden

Kirve, hısım, dağların çocukları

Fransız Kuşatmasına karşı koyanda

 

Bıyıkları yeni terlemiş daha

Benim küçük dayım Nazif

Yakışıklı,

Hafif,

İyi süvari

Vurun kardaş demiş

Namus günüdür

Ve şaha kaldırmış atını.

 

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz

Rivayet sanılır belki

Gül memeler değil

Domdom kurşunu

Paramparça ağzımdaki...

 

Ahmet Arif

 
Diğer Makaleler...


Sayfa 1 > 2